Ne ayaz gecelerde yaktığı ateşler, nede içtiği şaraplar yüreğini ısıtamadı…

Harun BERKYÜREK

7/12/2006 - İÇİMDEKİ SES

                  

İÇİMDEKİ SES

 

Öyle bir ilişkiye tutulursun ki,

Ne sevebilir,ne terk edebilirsin

Kör kütük bağlanmışsındır.Aslında…

En güzel yıllarımız

Açı tatlı hatıralarımızın ortağıdır.İç çekişmelerimizin

Nedeni yazılarımızın ilhamı,sohbetimizin konusudur.

Göz yaşlarımızda,bilinç altımızda,kahkahalarımızdadır.

Korkunca saklandığımız bir sığınak,

Coşunca öptüğünüz bir bayrak

Sevdanız riyasız,çıkarsız karşılıksızdır.

Sınırsız ve nihayetsizdir;

Ölmek var dönmek yoktur.

Gün gelir anlarsınız;

İçten içe bir şeylerin kanadığını

Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar pırıldamaya,

Şurasından,burasından eleştirmeye koyulursunuz

Şöyle görünse,öyle demese

Değişse biraz yada eskisi gibi olsa

Başkalarını örnek göstermeye

Bak onlar nasıl yaşıyor demeye başlarsınız.

Hem birlikte yaşayıp,hem özgür olmanın yollarını ararsınız.

Aşkınızın gözü kör değildir artık

Yanlışını görür düzeltmek istersiniz

Eskiden böyleydi yaa…diye başlayan sohbetlerde açılır.

Eleştirinin kapısı açıldıkça,bastırılmış itirazlar yükselir bilinç altında

Böyle süremeyeceğini bilirsiniz.

Değişsin istersiniz…

O sevgisizliğinize yorar bunu.. ihanete sayar

Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.

Ya sev böyle,yada terk et diye görler.

Bir zamanlar bir gülücüğüyle alaca karanlığı ısıtan o rüya

Bir kabusa dönüşür birden.

Karartır gönlünün kapılarını yasaklar kendini size...

Hoyrattır bakmak. yüzünüze zehir akar dilinden konuşturmaz suçlar,yargılar mahkum eder.

Mühürler dudaklarınızı yırtar atar yazdıklarınızı,siler sizi defterden

İyiliğin içindi hepsi,seni sevdiğim için dersiniz dinletemezsiniz.

Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı  bilirsiniz.

Ama öylede sevemezsiniz.

İhanetten kırılmıştır kalbiniz,severek terk edersiniz.

Madem öyle’nin çağı başlar ondan sonra

 Madem ki ; siz böylesine tutkunken

O hep başkalarını sevmiştir.

Madem ki ; kıymetinizi bilmemiştir.O halde günah sizden gitmiştir.

Lanet ederek bu karşılıksız aşka çekip gitmeleri denersiniz.

Aşkın göçmenlik cağı başlar böylece…

Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre

Ne var ki unutamaz uzaktan,uzağa izlersiniz olup biteni…

Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş kurda kuşa yem olmuştur.

Deli kanlılar,eli kanlılar,uğruna ölenler

 Sırtına binenler sarmıştır çevresini…

Gurur duyar onlarla koynunda besler

Gözünü oysunlar diye…

Uğrunda kan dökenleri sever.

Yoluna gül dikenlerden fazla…

Banane, kendi seçmiş diye omuz silkmeye çabalarsınız.

Bir süre ama sonra;

Ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı yada

Kapı aralığından süzülüp gelen bir koku

Hatırlatır onu yeniden.

Yaban ellerde başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız.

Kokusunu özlersiniz,türküsünü söylemeyi,şarkısı dinlemeyi,

Yemeğini yemeyi,

Elinden bir kadeh şarap içmeyi.

Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız;

Sular kulağına fısıldasın diye…

Dönüp

“Seni hala seviyorum”

Diye bağırmak geçer içinizden…

Dönemezsiniz

Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yaklaşırsınız.

Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır.

Bu ne onunla olur,ne de onsuz…

Hem kollarında ölmek,hem kucağına  gömülmek arzusu.

Hem “Ne olacak sonunda” kuşkusu, böyle sevemezsiniz.

“TERK'DE” edemezsiniz...

 

 


<- Son Sayfa :: ->

Hakkımda

Harun BERKYÜREK •MEKTUP YAZAYIM
Blogcu Yardım